Yasa çalışması 9
Değerli Hocam, bütün samimiyetimle bizlerin bütün suallerine ve endişelerine çevap vermeye çalıştığınız için teşekkür ederim.
Yukarıdaki sizlerin önerdiği maddenin bizlerin özlük haklarıyla veya kendimizi geliştirmemiz ile nasıl bir bağlantısı mevcut. Bu konudaki mahkeme kararları aynen şunu demekte, ” mesleki ünvanı kazandıran lisans eğitimidir”. Yani bir Öğretmen veya Rehber öğretmen veya bir çocuk gelişimci klinik yüksek lisans hatta doktora yapsa dahi bu bireyin mesleki ünvanı “klinik psikolog” olmaz , uzmanlık alanı klinik psikoloji olan Rehber Öğretmen veya çocuk gelişimci vs. olur aynı şey bizler içinde geçerlidir. Başka bir alanda yüksek lisans + doktoroda yapsak bizlern ünvanı psikologtur, uzmanlık alanı şu veya bu olan psikolog unvanını alırız. Sosyolojide yük lis yaptığımızda bizlerin mesleki tanımı Sosyolog olmaz, “uzmanlık alanı sosyoloji olan Psikolog olur.
Buradaki sorum şu Sayın Hocam , yukarıdaki düzenlemenin önü mahkeme kararlarıyla açıkca kapalı iken derneğimizin diğer meslek gruplarına klinik psikolog ünvanını lütfetme azusu nereden kaynakladı? Çevremdeki hiçbir meslektaşımdan “ya şu arkadaşlarıda klinik psikolog ünvanının verilmesi gerek ” diye bir serzeniş hiç duymadım . Bu maddeyi bu şekliyle sunma talebini kimler önerdi. Bu konuda hiçbir açıklama yapmadınız. Açlen bu hatının düzeltilmesi ve maddenin taslaktan çıkarılması gerekmektedir.
2:Klinik psikolog, adli psikolog gibi unvanlari Bakanlik vermez (keske verebilse) ama anabilim dallari ve YOK belirler. İfaesini kullanmışsınız aynı şekilde kliinik psiikolog veya addli psikolog unvanlarını yök verir demişsiniz.
Sayısal olarak bu doğrudur Sayın Hocam fakat uygulamalar aksininde olduğuna işaret etmektedir. Sizlere bu konuyu bir örnekle açıklayayım. Aile hekimliği başlı başına bir uzmanlık alanıdır, tıpkı dahiliye ve göz giibi fakat geçtiğimiz dönemde yoğun ihtiyaçtan dolayı bakanlık çok kısa bir zamanda pratisyen hekimlere “aile hekimliği kursu” verdi ve tus sınavı ile uzmanlık alan aile hekimleriyle aynı haklara sahip olmuşlardır pratisyen hekimler. Bizdeki çocuk psikiyatrisinede geçiş süreci bu şekilde olmuştur. Aynen bizim geçiş dönemimizde olduğu gibi.
Muhakkak ki bizler sizlerden herşeyi başarmanızı beklemiyoruz, bizler sizin yerinizde olsak belkide aynı sonucu elde ederdik. Fakat sizin savunmanızın aksine uygulamaların var olduğunu görmek gerekmektedir. Şunu itiraf etmek gerekir ” bu olayın bu şekilde çözümleri mevcuttur fakat şu aşamada sorunumuzu bu şekilde çözülememiştir” . Aynı şartlar eğitim süremizlede alakalı bu olayı Eczacılar çözdü, bunu ” bu olay bizim dışımızda YÖK ‘ le alakalı demek yerine bu konu çözüm dahilinde fakat bizler şu aşamada bu sorunu çözemiyoruz .
Bu tip konular birazda meslek grubunun gücüyle alakalı. Sizlere haksızlık yapmak istemem tabiiki herşeyi istediğimiz doğrultuda çözememenizi anlayışla karşılıyoruz.
Sizlere şu soruyu sormak istiyorum bütün meslektaşlarım adına . Bir yıllık eğitim süreci sonucunda bu eğitimi alan meslektaşımız, adli psikolog veya klinik psikologla vs aynı haklara sahip olabilecek mi ? Bizlerin merak ettiği asıl nokta budur.
Aynı haklara sahip olmayacaksak bu bir yıllık eğitiminde bizler için madidarlığının sorgulanması gerekmektedir.
Etiketler: çözümler, danışmanlık merkezleri, davranış bilimleri, psikiyatri tekeli, psikologlar derneği, psikoloji, psikolojik danışma merkezleri, psikolojiye gönül verenler, ruh sağlığı profosyonelleri, ruhsal sorunlar, sosyal hizmet uzmanları
Yazar: Ayşe Özgençler Kategori: Antipsikiyatri, Bildiri | Permalink