Adını-Soyadınız
Mezun olduğunuz okul
Bölümünüz
E-posta Adresiniz

Antipsikiyatri
Antipsikiyatri hareketi

Ağu6

Yasa çalışması 9

Gönderileri paylaşmak için yukarıda ki bağlantıları kullanabilirsiniz.

Değerli Hocam, bütün samimiyetimle bizlerin bütün suallerine ve endişelerine çevap vermeye çalıştığınız için teşekkür ederim.

Benim eleştirdiğim hususlar taslağın tümü için değildir. Tabiiki her şeye rağmen alanlara yönelik eğitimler en azından bizler arasında ortak bir dilin oluşmasına katkı sağlayacaktır. benim eleştirdiğim ve yanlış bulduğum maddeler:
1:  2/b.     Lisans eğitimi psikoloji olmayıp klinik psikoloji yüksek lisans eğitimi üzerine klinik psikoloji doktora derecesi almış olma (2+4).

Yukarıdaki sizlerin önerdiği maddenin bizlerin özlük haklarıyla veya kendimizi geliştirmemiz ile nasıl bir bağlantısı mevcut. Bu konudaki mahkeme kararları aynen şunu demekte, ” mesleki ünvanı kazandıran lisans eğitimidir”. Yani bir  Öğretmen veya Rehber öğretmen veya bir çocuk gelişimci klinik yüksek lisans hatta doktora yapsa dahi bu bireyin mesleki ünvanı “klinik psikolog” olmaz , uzmanlık alanı klinik psikoloji olan Rehber Öğretmen veya çocuk gelişimci vs. olur aynı şey bizler içinde geçerlidir. Başka bir alanda yüksek lisans + doktoroda yapsak bizlern ünvanı  psikologtur,  uzmanlık alanı şu veya bu olan psikolog unvanını  alırız. Sosyolojide yük lis yaptığımızda  bizlerin mesleki tanımı  Sosyolog olmaz, “uzmanlık alanı  sosyoloji olan Psikolog olur.

Buradaki sorum şu Sayın Hocam , yukarıdaki düzenlemenin önü mahkeme kararlarıyla açıkca kapalı iken derneğimizin diğer meslek gruplarına  klinik psikolog  ünvanını lütfetme azusu nereden kaynakladı?  Çevremdeki hiçbir meslektaşımdan “ya şu arkadaşlarıda klinik psikolog ünvanının verilmesi gerek ” diye bir serzeniş hiç duymadım .   Bu maddeyi bu şekliyle sunma talebini  kimler önerdi.  Bu konuda hiçbir açıklama yapmadınız. Açlen bu hatının düzeltilmesi ve maddenin taslaktan çıkarılması gerekmektedir.

2:Klinik psikolog, adli psikolog gibi unvanlari Bakanlik vermez (keske verebilse) ama  anabilim dallari ve YOK belirler. İfaesini kullanmışsınız aynı şekilde kliinik psiikolog veya addli psikolog unvanlarını yök  verir demişsiniz.

Sayısal olarak bu doğrudur Sayın Hocam fakat uygulamalar aksininde olduğuna işaret etmektedir. Sizlere bu konuyu bir örnekle açıklayayım. Aile hekimliği başlı başına bir uzmanlık alanıdır, tıpkı  dahiliye ve göz giibi  fakat geçtiğimiz dönemde yoğun ihtiyaçtan  dolayı bakanlık çok kısa bir zamanda pratisyen hekimlere “aile hekimliği kursu” verdi ve tus sınavı ile uzmanlık alan  aile hekimleriyle aynı haklara sahip olmuşlardır pratisyen hekimler. Bizdeki çocuk psikiyatrisinede geçiş süreci bu şekilde olmuştur. Aynen bizim geçiş dönemimizde olduğu gibi.

Muhakkak ki bizler sizlerden herşeyi başarmanızı beklemiyoruz, bizler sizin yerinizde olsak belkide aynı sonucu elde ederdik. Fakat sizin savunmanızın aksine uygulamaların var olduğunu görmek gerekmektedir. Şunu itiraf etmek gerekir  ” bu olayın bu şekilde çözümleri mevcuttur fakat şu aşamada sorunumuzu bu şekilde çözülememiştir” . Aynı  şartlar eğitim süremizlede alakalı bu olayı Eczacılar çözdü, bunu ” bu olay bizim dışımızda YÖK ‘ le alakalı demek yerine bu konu çözüm dahilinde fakat  bizler şu aşamada bu sorunu çözemiyoruz .

Bu tip konular birazda  meslek grubunun gücüyle alakalı.  Sizlere haksızlık yapmak istemem tabiiki herşeyi istediğimiz doğrultuda çözememenizi anlayışla karşılıyoruz.

Sizlere şu soruyu sormak istiyorum bütün  meslektaşlarım adına . Bir yıllık eğitim süreci  sonucunda bu eğitimi alan meslektaşımız, adli psikolog veya klinik psikologla  vs aynı haklara sahip olabilecek mi ? Bizlerin merak ettiği asıl nokta budur.

Aynı haklara sahip olmayacaksak bu bir yıllık eğitiminde bizler için madidarlığının sorgulanması gerekmektedir.

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Yazar: Ayşe Özgençler Kategori: Antipsikiyatri, Bildiri | Permalink

Siz de yazın...