Neden antipsikiyatri?
Antipsikiyatri, psikiyatrinin karşıtı demektir. 1960′ların başlarında filizlenmeye başlayan antipsikiyatri hareketi, ruhsal bozuklukların klasik hastalık tanımını reddeder. Antipsikiyatri, ruhsal bozuklukların biyolojik bir temeli olmadığı, esas olarak kültürel ve toplumsal nedenlerle ortaya çıktığı iddiasındadır.
20. yüzyıl, Psikanaliz, Davranışçı Terapi, Bilişsel yaklaşımlar, Aile terapileri ve de özellikle ruhsal rahatsızlıkların tedavisinde kullanılan ilaçların laboratuarlarda geliştirilmesi ile insanoğlunun duygu, düşünce ve davranışları kendine has bir bilimsel ilginin nesneleri haline geldiler. Psikiyatrist, Psikolog, Psikoterapi, Psikofarmakoterapi modern (veya post-modern) günlük yaşamın rağbet gören kavramları olarak karşımıza çıkmaya başladı.
Anti-psikiyatri terimi, genel olarak psikiyatri ve psikanalizin Ortodoks biçimine karşı 1955 ile 1975 yılları arasında gelişen eleştirel hareketi ifade etmektedir. David Cooper tarafından belirli bir bağlamda ortaya atılmış olan terim, daha sonra anlam genişlemesine uğrayarak, Batı dünyasında hakim psikiyatrik anlayış ve kurumlara radikal bir politik karşı çıkma hareketi şeklinde yayılmıştır: İngiltere’de David Cooper ve Ronald Laing, ABD’de Thomas Szasz ve Gregory Bateson (Palo Alto Ekolü), İtalya’da Franco Basaglio, vb. Michel Foucault ve Gilles Deleuze de Fransa’da anti-psikiyatrik karşı çıkışın farklı bir versiyonunu ortaya koymuşlardır.
Anti-psikiyatri, bir bakıma kurumsal psikoterapinin mantıksal devamı olmuştur. Zira kurumsal çerçevedeki psikolojik tedavi, kötü durumdaki akıl hastanelerinin reformu ve terapi personeli ile hasta ilişkilerinin iyileştirilmesine çaba harcarken, anti-psikiyatri, akıl hastanesinin ve ruh hastası kavramının ortadan kalkmasını savunmuştur.
Roudinesco ve Plon’un belirttiğine göre, anti-psikiyatri akımı Mary Barnes isimli bir hemşirenin serüvenini bayrak edinmiştir. Tedavisi imkansız bir şizofreni teşhisiyle 40 yaşlarındayken Kingsley Hail hastanesine kapatılan Mary Barnes, orada 5 yıl boyunca kaldıktan sonra (bir bakıma sembolik olarak öldükten sonra), ‘yeniden doğmuş’, ressam olmuş ve kendi ‘cehenneme yolculuk’ ya da serüveninin kitabını yazmıştır.
Psikiyatrist dışında kalan Türk Ruh Sağlığı prifesyonellerinden oluşan “antipsikiyatri hareketi” olarak; Türkiye Psikiyatri Derneği’nin hakim anlayış ve baskılarına karşı bir politik karşı çıkma hareketi şeklinde “antipsikiyatri” kelimesini kullanıyoruz. Yani ruh sağlığı alanında psikiyatristlerin tekeline son verilmesini savunuyoruz.
Psikologlar, Psikolojik Danışmanlar, Sosyal Hizmet Uzmanları ve Davranış Bilimleri muzunları gibi psikiyatristlerin dışındaki diğer “Ruh Sağlığı Profesyonelleri” için mesleki hakları savunmak ve çalışma alanlarının yasal düzenlemelerinin yapılmasını sağlamak için varız.
Saygılarımla.
Psk. Ayşe Özgençler
WALLA CIDDEN ANTI PSIKIYATRI DIYE BIR SAYFA ACIP PASTADAN PARCA KAPMAYA ÇALISIYORSUNUZ BIR SEYIN ANTISINI KURMAK DUSUNSEL SOSYOLOJIK KULTUREL ANLAMDA YENI BIR BAKIŞ YARATMAK ICINDIR AMA SIZ EKMEK SAVASINA GIRMISSINIZ PSIKOLOKLAR EHER PSIKATRLAR GIBI AMERIKADAN GELEN NORMLARA GORE DEGERLENRIRLERSE SONUC HAZIMET OLACAK BENCE SAVASMAK YERINE PSIKOLOKLAR KENDI TOPLUMSAL NORMLARINI KENDI SOSYO EKONOMIK KULTUREL YAPISINA GORE DUZENLERLERSE PSIKIYATRLAR NANEYI YER AMA TAMAMEN SACMA BIR SAYFA ANTI DIYORSANIZ PSIKOTERAPI SURECINE FARKLI BIR BAKIŞ ACISI SUNABILECEK OLMANIZ GEREKIYOR
o hastaya mudahale gerekır dıyen hastaya hastalık nedır dıyorum kısıden kısıye degısen algıdan bahsedıyoruz hastalıkmı hastamı danışanmı kendını saglıklı moduna sokan o kısı hastalıgın tanımını yaparsa sevınırım
psıkoljı ve psıkıyatrının bır bılım olabılecegını dusunemıyorum ama bunun danısan ılsıkısı seklınde saglıklı bır sey olabılecegını dusunuyorum bırı bana bılım oldugunu solerse onun aklına sasasırım psıkolojıde bır bılım deıl bır bırıkımdır cunku ınsan sınırlandırılamaz antropolojık sosyolojık kulturel ve etnolojık ozellıkler ve ustunede cografı ozellıkle cok degısken ve bunları tabı bır cok psıkıyatrda bılmıyordur bılım olamaz kısaca
DEPRESYON ŞİKAYETIM NEDENI ILE PSIKIYATRISE GITMIŞTIM PSIKIYATRIS PARANOYAM OLUP OLMADIGINA BAKCAK ŞÜPHE WARMI SENDE DIYO):YOK DIYEMEDIM HER INSANDA OLAN BIR ŞEY BUMUDUR YANI SONRASINDADA TEŞHISIM NE DEDIM BILGISAYARDAKI HASTALIKLAR ARASINDAN NIHANGISINI SECECEGINI ŞAŞIRDI E ZAVALLI TABIKI O KADAR HASTALIK ÇIKARMIŞLAR VE DIGER PSIKOLOKTA SENDE SIDDET WARMI DIYE SORDU EGILIMIDE DIYEMIYOR:)YANE ESKIDEN DEDELERIMIZ BILINC ALTI RUYALARINA UHREVI BOYUT EKLEYIP GUZEL ŞELER SOLERLERDI VE O KISI DUZELIRDI YANI SOSYAL HAYAT KENDI PSIKOLOKLARINIDA KENDI INANC VE YAŞAM GERCEKLIGINE GORE OTURTMUSTU EWET BELKI SACMAYDI AMA KENDI DENGESINI KURUYORDU ANKSIYETE DIYE BIR ŞEY CIKMIŞ ŞİMDİ BUNUN BOZUKLUGU YOKTUR O BILINC ALTINA GORE O DUYGUYA GORE O YASANMALIDIR BOZUKLUK YOKTUR VE DUYGU VE O BILINC ALTI DEGISTIMI OLAY COK KISA SUREDE DEGISIR BILINCLI ZIHINLE INSANLARIN COZUM BULMASI ÇOK ZORDUR CIDDEN VE ILACLARIDA DENEYEREK EN UYGUNUNU BULUYOLAR SERATONIN MIKTARINIDA OLCEMIYOLAR STRES ILK KASLARDA ELEKTRO KIMYASAL DEGISIKLIK OLUSTURUR NE YAZIKKI O ALTI YILI O ZAVALLI KITAPLARIN ICINDE BITIRMISSINIZ BIRAZ DOSTO BIRAZ TOLSTOY OKUSANIZ BELKI HAYATIN O KITAPLARIN PSIKIANALIZINDEKI GIBI OLMADIGINI GORURSUNUZ KIRILAN BIR DAL YUZUNDEN BIR AGAC HASTA OLMAZ PSIKOLOJI DOGADIR HANGI AYNI IKI BITKI TURU AYNIDIRKI ONEMLI OLAN FARKLI OLMALARINA RAGMEN KENDI ICLERINDE MUTLU OLMALARI ONUN ICINDE EZBERE YAKLAŞIMLAR SACMDIR DIN SOSYAL HAYATIN NE KADAR ICINDEDIR BUNA BAKMISMIDIR FRUDE YAŞAMI NE KADAR DUZENLEDIGINE BEYNIN DUZELTEMIYECEGI BIR ŞEY YOKTUR DUZELMIYECEK FIZIKSEL ZIHINSEL BIR HASTALIK YOKTUR FIZIK VE ZIHIN BIRDIR BUNDANDA KORKULARI OLAN BIR INSANIN KARACIGER FONKSIYONUNU TEST ETTIRIN ORDAKI BOZUKLUK SIZI ŞAŞIRTACAK HER DUYGUNUN ETKİ ETTİGİ BİR ORGAN WARDIR IDIOPATIK HASTALIKLAR NE KOMIK DIMI NEDENI YOK DENIYOR BILINMIYOR DENMIYOR VE YAKINDA DUYGULARIN GENLERI BILE DEGISTIRDIGINI OGRENECEKSINIZ PAKET GENLERLE NASIL BOZUK HUCRELER OLUSTUGUNU O ZAMAN MERAK EDIYORUM BU INSANLARA NE DIYECEK PSIKIYATRI BEN BULENT URAN DIYORUM BASKA BIR ŞEY DEMIYORUM O INSAN COK ŞEY KATACAK SAGLIGA PSIKOLOJIYE AMA ONUDA ŞİKAYET ETMIŞLER NEDEN
MRB LAR ONCELIKLE PSIKIYATRI SACMALIGI KU SACMA HASTALIKLAR CIKARIP FRUDENIN KOLELERI DIYORUM ONLARA SOPSYAL YAŞAM ONLARIN DUSUNDUGU GIBI DEIL HALA FRUDENIN PEŞINDEN GIDIYOLARSA YA TOPLUMSAL YAŞAM DEGISMEMISTIR YADA PSIKIYATRISTLER DUYGU DUYGU DUYGU DIYORUM VE BULENT URANIN YOLUNDAN GITMESINI GEREKTIGINI DUSUNUYORUM HERKESIN BEDEN VE ZIHNIN BIR UYUM ICINDE CALIŞTIGINI BILMEMEKLE 6 YIL OKUMAK ARASINDAKI UYUMU KURSUNLAR BENCE UMARIM BIR GUN PSIKIYATRI KALKAR BU DUNYADAN TEK TEMENNIM O VE SADECE PSIKOLOKLAR UMARIM DUYGULARLA ÇALIŞMAYI OGRENIRLER DUYGU CUNKU EGER EMBRIYOLOJIK DONEMI 6 YIL OKUYUP OGRENEMEMISLERSE YAZIK INSANIN ONCE DUYGULARI OLUSUR SONRA DUSUNCE SONRADA SINIR SISTEMI ZAVALLI PSIKIYATRI ESKIDEKI ZIYARETLERIN TOPRAGINI YEMEK SIMDIKI ANTIDEPRESANLARDAN DAHA SAGLIKLI 10 DAKKADA TESHIS KOYUN HANI HER INSAN OZELDI 7 MILYAR INSAN OZELSE NEYE GORE HASTALIK KOYUYORSUNUZ KIMIN DUSUNCE SISTEMINE GORE SIZI FRUDUN KOLELERI OLARAK NITELENDIRIYORUM CIDDEN O KILISE SORULAR BEN PSIKIYATRIS OLSAM GELEN HASTAMA NE DUSUNUYORSUN DEMEM HAYATTA DUYGULARIN NASIL NE HISSEDIYORSUN DERIM SIZ ISE NE DUSUNDUGUNU SORUYORSUNUZ VE BULENT URAN GIBI BIR ADAMIDA ŞİKAYET EDIYORSUNUZ HELAL SIZE CIDDEN HELAL
Bence Psikiyatristlerin elinde çok kıymetli bir nerkotik nitelikte reçete var! Bu durumun psikiyatristler de farkında, onların müdavimi olan hastalar da farkında… insanların psikolojik problemlerini bahane olarak gösterip… Bu nerkotik ticareti görünmez bir şekilde devam ettiriyorlar. Bence işin gözden kaçan boyutu Bu nokta etrafında kitleniyor…
bilenle bilmeyen hiç bir olur mu
devlet hastanesinde psikolog olarak çalışmaktayım. devam etmekte olan tartışmaları üzüntüyle izlemekteyim. amacın ne olduğunu da henüz kavrayabilmiş değilim. tartışmalar bana şu fıkrayı hatırlattı: pastanın biri hastalanmış doktora gitmiş. doktor bey çok hastayım demiş pasta. hemşire hemen araya girmiş serum getireyim mi doktor bey demiş. doktor da yok getirme çay getir demiş. hemşire şaşırmış. neden demiş. doktorda pastayı yiyeceğim de ondan demiş. görebildiğim kadarıyla kavga pasta kavgası. kim ne kadar büyük pay alabilirse…ama olan acaba kime oluyor???
Nasıl ki ÇEKO iktisat ve işletme bölümlerinden sonra istihdam için açılmış bir bölümse prd bölümü de böyle birşeydir aslında(Eğitim alanında ciddi bir uzmanlık alanı çalışması olmalıdır bence yüksek lisans şeklinde ama lisans eğitimi ve prd bölümü saçmalığın daniskası.Rehberlikçi arkadaşlar kendilerine hakaret ettiğimi düşünerek yazmasınlar lütfen,kavram yorumudur yaptığım).Ruh sağlığı çalışmalarının özü Psikoloji’dir ve işleyeni Psikologlardır.Şimdiye kadar terapi ve görüşme yapmayı becerebilen kaç Psikiyatrist duydunuz,gördünüz Allah aşkına?Anatomi atlası okuduktan sonra latince kelimelere sarılıp hastalar hakkında konuşunca birikim sahibi olduğunu zanneden topluluk ne görüşme yapabilir ne de terapi.Entellektüel birikimden yoksun,gündemi televizyondan haber izlemek zanneden,ilaç firmalarından nemalanan insanlardan kimse bir hayır beklemesin lütfen.
Ruh Sağlığı/psikolojik Hizmetler alanında çalışan herkes (Psikiyatrist, Psikolog, Psikolojik Danışman, Sosyal Çalışmacı…) hepsinin amacı bir olmak zorundadır. Ancak bazılarının amacı pastadan büyük pay almak değil, bütün pastayı yutmak gibi görünmektedir. Psikiyatriye karşı birlik olmak varken neden Psikiyatristler dışındaki meslek mensupları birbirlerini ötekileştirmekle vakit öldürüyorlar?
Ya kusura bakmayın arkadaşlarda siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz yahu? En basit görünen DEPRESYON belirtileri ile gelen beyin tümörleri vakalarına rastlıyorken bunların tedavisini siz mi yapacaksınız; yok artık birde beyin ameliyatı yapın… Eğer hasta bakmak istiyorsanız çalışın tıp fakültesini kazanın; hala şansınız var…Psikiyatristlere çamur atmayın!!! (hem nöroloji hem de psikiyatri uzmanlığım olduğu halde bir çok hastada tanı koyarken binbir takla atıyorum; bu sizdeki neyin cesaretidir anlamadım!!!)
Ben de görüşlerimi daha önce yazdığım bir taşlamanın linki ile belirteyim..
Dr. Bülent Uran..
http://blog.milliyet.com.tr/Benim_hastami_elleyemezsin/Blog/?BlogNo=235044
Daha geçen gün pankreas ca tanısı alan ve metastazı olan bir hastamın yakınları gelerek hastalarının moralinin iyi olmadığını, psikiyatride muayene olduğunu ve depresyon tanısı konulduğunu, ilaç başlanıldığını ama hastanın memnun kalmadığını söyleyerek benim görüşme yapıp yapamayacağımı sorarak randevu aldılar ve hastayı bana getirdiler. 50 dk.lık görüşmeyi hastamın sadece duygularını, korkularını, sıkıntılarını, endişelerini konuşarak geçirdik. Umudunu korumak, zorluklarla başedebilmede kendinde varolan potansiyeli ortaya çıkarmak hiçbir ilacın sağlayamayacağı birşey. Psikiyatrist sadece ilaç verip yollamadan hastayı dinleyecek bir terapist ile işbirliği yapıyor olsaydı bu iş tesadüf eseri bir yardım almanın ötesine geçip ekip çalışması bilimselliğinde çözümlenmiş olurdu. Gerçi bu tek bir örnek ama inanıyorum ki her şey ilaçla çözümlenmiyor. Yeşim arkadaşımızın da dediği gibi biz bu işi emek vererek, bilgiyle, bilimle yoğrularak öğreniyoruz ve gönül koyarak danışanlarımızla ilgileniyoruz. Neden illa da hakkımız olanın mücadele ederek alınması gerekiyor ki. Ellerini vicdanlarına koysalar zaten gerekenin ne olduğunu bilirler. Yurtdışındaki gelişmelerde yaşanan süreci tekerrür ederek varılmış olan gelişmeleri varılacak yer olarak belirlemenin anlamsızlığını fark edemiyorlar mı? Kaçınılmaz olanı ego tatmini ya da meslek şovenistliği yapmadan sağduyu ile hak yemeden destekleseler bir taraflarından bir şey eksilmeyeceği gibi kendilerine çok şey katacaklarını fark edemiyorlar mı?
Memleketimiz insanlarında ruh sağlığı bozukluklarının daha da arttığı bu zor zamanlarda herşeyin daha iyi olacağı umudu ile herkese iyi çalışmalar… SHU Melis
‘Memleketimiz insanlarında ruh sağlığı bozukluklarının daha da arttığı bu zor zamanlarda’diyerek, aslında antipsikiyatrinin de söylemeye çalıştığı şeylerden birine vurgu yapmış oluyorsunuz, yani ruh sağlığı bozukluklarının sadece biyolojik temelli olmadığı aynı zamanda kültürel ve toplumsal nedenlerle ortyaya çıktığı iddiasına. Bu arada Foucault’ya göre yalnız ruh sağlığı bozuklukları değil, diğer hastalıklar da tarihsel ve toplumsal koşullara göre belirlenmektedir.Hastalıklar özellikle kapitalist toplumda yeniden tanımlanmış, beden üzerinde kurulan disiplinle (hastane, okul ve hapishanelerde) -ki hala devam etmektedir- kapitalist sisteme uygun özneler yaratılmaktadır. Gilles Deleuze’e göre sistem zaten hasta bireylere ihtiyaç duyar. Sermaye piyasasının bu yönde işlemesi de yine bizi alır Karl Marx’a götürür. Tüm bu antipisikiyatrik akımlar ve ve bu akımın önemli düşünürleri de zaten Das Kapital’e referans vermeden kolay kolay sistemlerini oturtamazlar. Son olarak Foucault’nun en sevdiğim cümlesini yazmak istiyorum: “Doktorun görevi siyasaldır.”
Ben sizden biri değilim, bir kardiyoloji uzmanıyım. Ancak bu kararı size yapılan açık bir zulüm ve halk sağlığına açık bir saldırı olarak görüyorum ve tepkinize gönülden destek veriyorum. Aklı başında olan herkesi de, karşısına aldığı insanın suratına bakıp konuşmaktan ve onu dinlemekten aciz, önüne gelene beş tane antidepresan ve antipsikotik ilacı çevirip çevirip yazmayı, bu ilaçlarla duygu ve düşüncelerini uyuşturup küntleştirmeyi ve kapıda bekleyen 50 kişiyi olabilecek en hızlı şekilde bitirmeyi ruh sağlığı profesyoneli olmak sanan bu kafalara karşı çıkmaya çağırıyorum.
Ancak önünüzdeki konuyu değerlendirirken resmin bütününü görmeniz gereğini de hatırlatırım. Arada sizinkiyle bizim gibi tıp dallarının sıkıntıları arasında elbette nüans farkları var ancak karşımızda ne psikoloğun, ne psikiyatristin, ne diğer bir tıp dalının, ne de eczacının tek çalışmasına ve müstakilen var olmasına izin vermeme konusunda büyük bir dayatma var. Kimsenin asla tek başına çalışıp kazanamaması, mutlaka SGK’nın boyunduruğu altına girmesi ve kartları hep büyük yatırımcıları kayıracak şekilde açan tek ve büyük patron olmak için sistem elinden gelen herşeyi yapıyor. SGK sarmalı dışında var olabilen azınlığı hesaba katmazsak, çoğu psikiyatrist SGK’nın boyunduruğu altında yaşayıp özel hastanede bile 27 liradan hasta bakarken, Sağlık Bakanlığı sizi de SGK anlaşmalı özel veya kamu sağlık kuruluşlarında psikiyatristin yükünü hafifletecek bir alt eleman statüsünde çalıştırmak istiyor. Psikiyatri derneği hükümranlık alanını pekiştirmek ve genişletmek üzere SB nezdinde kulis yaparken, Sağlık Bakanlığı da bunu kendi politikalarını pekiştirecek bir fırsat olarak gördü ve uygulamaya soktu. Bence olan bitenin arkasındaki temel neden bu. Mücadelenizde başarılar dilerim. Herkese saygılar..
burda bir tekel yok ki arkadasların bu tepkisini anlamadım … ama hastaya müdehale için eğitim gerekir bu eğitime sahip olduğuna inana insan zaten birilerine yardım eder kimsede bişey diyemez….
amam malesef bu site bunu savunmuyor sanırım amac muaynehane acmak…. psikologların özerklik cabası ama bunu yapacak bir eğitim almıyorlar….anlamsız ….
Siz nasıl bir eğitim alıyorsunuz diye sormayacağım? Ama Psikologların bu ülkeye ne hizmetler verdiğini herkes biliyor, örneğin 17 Ağustos sonrası katıldığım bir psikiyatri kongresinde psikiyatri uzmanlarının (izan ve vicdan sahibi) Türk psikologlarının nasıl hızlı biçimde örgütlenip bölgeye aktıklarını, kendi bilimsel (Tüm dünyada olduğu gibi Psikoji Bilimi Psikiyatriden daha önce ve hızlı gelişmiş ve hizmet üretmiştir üstelik sadece klinik alanda değil onlarca alanda) yöntemlerle hizmet verdiğini, Gerekli durumlarda bölgedeki psikiyatri uzmanlarına (Muayenehanesinde deri koltuğa oturup ellerini ovuşturarak depremzede beklemeyen gerçek hekimler) yönlendirdiğini ve kendi meslektaşlarının da bu duyarlılığı göstermesi gerektiğini ifade ediyordu. Deprem bölgesinde gönüllü çalışmış bir psikolog olarak gururlandım.İşin gerçeği 15 yıldır alanda çalışıyorum Sağlık Psikoloji Yüksek lisansı yaptım yani bu hizmeti vermek için 8 yıl eğitim aldım.15 yıl boyunca Sağlık bakanlığının onlarca eğitimine ve onlarca değişik görevlendirmesinde hizmet ettim.Bunları yaparken hiç bir zaman yetersizlik hissetmedim ayrıca çalıştığım hiç bir psikiyatri uzmanıyla yetki, sınır tartışması yaşamadım.Düzeyli, bilimsel ekip ruhu içinde kaliteli bir çalışma dönemimiz oldu iki meslek grubu karşıt olmamalı. Aksine birbirini destekleyerek ve tamamlayarak bu ülkenin gerçekten yoğun olarak hissettiği psikolojik ve psikiyatrik hizmetleri vermeli rantı değil insan hayatını düşünmeli.Yapay tartışmaları bir kenara bırakarak tüm Dünya bu işi nasıl çözmüşse onu yapalım.Birbirimizi küçümseyerek bir yere varamayız.
İnsanın fiziksel psikolojik ve sosyal iyilik halinin saglıklı oluş olduğu tanımından yola çıkarsak psikiyatr arkadaşlar buradaki piskolojik ve sosyal iyilik halinin kendileri tarafından verilen ilaçlarla sağalacağını düşünmüyorlardır uamrım. bu konuda multi disipliner çalışılması için gerekli mücadele bütün meslekler tarafından verilmelidir. Sosyal Çalışmacı Savaş SARIÖZÜM
ben uzman psikolog olarak kamuda calışıyorum yıllardır.henüz bir pskiyatrist gözetiminde karar vermiş, inisiyatif kullanmıs değilim.aksine birlikte kararlar alıp,konsülte ederek çalıştıgım çok oldu. mesleğimi icra ediyorum 16 yıldır.ancak dememkki 16 yıldır bir yalanı yasıyomusum.niteliklerim psikiyatrist gözetimi olmazsa yetersiz hatta tanınmamakta son gelişmelere göre….demekki kamuda çalıştıgımız birimlerin kapatılması ya da basımıza gardiyan olarak birer psikiyatrist verilmesi gerekiyor ki böyle birseyin reel olarak imkanı sözkonusu değil…..ne kadar korkulan ve yetersiz görülen meslek grubu olarak lanse edilmekten yıllardır usandım…..hem yetersiz hem vazgeçilmeyen aranan meslek olmak handikabı içinde yaşam ve meselği yürütmek gerçekten cok zor…ülkemiz meslegimizi tanımlamadıkça, sınırları belirlenmedikçe,sahip çıkmadıkça bu azap devam edecek…neden tüm ülkeler aranan meselk olark “psikolog” meselğini koyuyor,neden istihdam devam ediyor bu alanda??????
hastaların yüzüne bile bakmaktan aciz, çalıştığı ilaç firmasının yüzünü kara çıkarmamayı marifet bilen, zaten zor durumda olan insanlara ilaca bağımlılık acizliğini öğreterek başetme becerisini yok eden Psikiyatr arkadaşlar, bizim gibi meslek gruplarının sizlere ihtiyacı olduğunu düşünmüyoruz ama sizlerin kimyasal yollarla insanlarda oluşturduğunuz derin yaraları kapatmak adına bizlere çok ihtiyacınız olduğunu biliyoruz.. Sosyal Hizmet Uzmanı D.Demet
Ruh sağlığı alanı hiç bir meslek grubunun tekelinde olamaz.
Ruh Sağlığı Konsültasyon Ekibinin bir üyesi de sosyal hizmet uzmanlarıdır. Konsültasyon ekibini oluşturan hiç bir meslek bu alandan dışlanamaz.
Ruh Sağlığı Profesyonellerinden biri olarak ben de bu alanda “Ekip Hizmeti Anlayışının Egemen Olmasını” savunuyorum.
Ruh Sağlığı Profesyonellerinden biri olarak bu alanda “Ekip Hizmeti Anlayışının Egemen Olmasını” savunuyor ve bu anlayış kapsamında psikiyatristlerin ruh sağlığı profesyonellerinden destek almaksızın verdikleri hizmetlerde yetersiz kaldıkları kanaati taşımaktayım. Bu yüzden Psikiyatristlerin Ruh Sağlığı Profesyonelleri ile Ekip Çalışması yapmalarının kanunla zorunlu hale getirilmesi için yasal düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyorum. Dünya Sağlık Örgütünün Sağlığın tanımında yer alan bedensel ruhsal ve sosyal tam bir iyilik hali olarak sağlıklı insan tanımıyla mevcut anlayışın ters düştüğünü hatırlatmak isterim.
Bu haksızlığın son bulmasını istiyorum.Danışma merkezlerinin kapatılmasını yanlış ve ortaçağ düşüncesi olarak görüyorum…
avrupa birliği uyum yasaları çerçevesinde çok yakında ruh sağlığı dosyası açılacak. yaygara asıl o zaman kopacaka. bunu bilen psikiyatri derneği kamuoyu yaratmaya çalışıyor. asıl mesele budur. saygılar. psk. yaşar ayva
bize kim destek verecek peki?
psikoterapi yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. psikoterapistliği alnımızın teriyle, aklımızla, zamanımızla, sabrımızla öğrendik. bize bu yetkiyi doktorlar vermedi, veremez de.
psikologlar derneği şu yardımcı sağlık elemeanı konusunda dava açmalı. türkiyede kaybedersek insan hakları mahkemelerine gideriz. ben kimsenin yardımcı elemanı değilim. hiç öyle hissetmiyorum. dernek psikologları biraz örgütlemeli. meslektaşlarımız biraz meslek onuruna sahip çıkmalı. hiçbir şey kader değil biz istemediğimiz sürece.
psikiyatri derneği son derece statükocu bir zihniyet ve direk olarak psikologları hedef göstermişler. çok açık bir iktidar ve rant kaygısı taşıyor. hastalar bahane amaç bağcıyı dövmek olmuş.
vardık, varız, varolacağız… bazıları istemese de tüm geniş zamanlarda ve alanlarda…
yaptığımız işi zorla tıp alanı içine sokup sonra da bunu bensiz yapamazsın diyenlere katılmıyorum. çünkü gerçek bu değil.
ne insanları kandırmak, ne onları sömürmek gibi bir hedefimiz yok. ama ben niyetin “hastaları korumak” olduğuna inanmıyorum. ben niyetin psikiraytrinin elindeki gücü bırakmak istememesi olarak algılıyorum. Geçmişi inceleyenler kolaylıkla görecektir ki psikiyatri tıp alanındaki yerini sonradan (1950′ensonra farmakoterapinin gelişiminden sonra) kazanmıştır. türkiye’de de benzer bir şekilde asabiyeden ayrılması zor olmuş ve kendi tanımını belirtmek zorunda kalmıştır.
bu ülkede bir kadının adı yok, birde psikiyatri dışında ruh sağlığıyla ilgilenen diğer ruh sağlığı profeyonellerinin
Psikolojik Danışma Merkezleri kapatılacak ise okullarda, Rehberlik Arşatırma Merkezlerinde ve Dershanelerde görev yapan Psikolojik Danışmanların da görevlerine son vermeli. Devlet bu kurumlarda Psikaytr olmadan danışma yapan Psikolog ve Psikolojik Danışmanlarla beraber suç işliyor.
ben yakın zamanda master yaptıgım okulda psikiyatrist hocalarımızın bizlere ne kadar deger verdigini görmüş biriyim.eski anlayışın ve önyargının tüm psikiyatrist camiasında olmadıgını ifde etmek istedim.tabiiki önyargılı ve alanın bütün kaymagını biz yiyecegiz bizden arta kalanlarla yetiniceksiniz diyenler içlerinde yokmudur vardır elbet.ancak hukuksal mücadele önyargılı kimselerin zihniyetlerindeki hataları baltalayarak,gelişmesini ve yayılmasını engelleyebilecek tek çaredir.psikiyatri bölümünü kazanan tabiplerin derslerinde psikolog/psikolojik danışman/sosyal hizmet uzmanı arkadaşların farklı alanlarda uzman meslekler oldugunun anlatılmasının, benimsettirilmesinin, önyargının kökten gelişmesini engelleyebilecegini düşünüyorum.
Başarılar….
Psikolojik Danışma Merkezleri kapatılmak isteniyor. Bu haksız ve baskıcı uygulamaya son verilmelidir. Saygılarımızla..
© 2012 Antipsikiyatri
WALLA CIDDEN ANTI PSIKIYATRI DIYE BIR SAYFA ACIP PASTADAN PARCA KAPMAYA ÇALISIYORSUNUZ BIR SEYIN ANTISINI KURMAK DUSUNSEL SOSYOLOJIK KULTUREL ANLAMDA YENI BIR BAKIŞ YARATMAK ICINDIR AMA SIZ EKMEK SAVASINA GIRMISSINIZ PSIKOLOKLAR EHER PSIKATRLAR GIBI AMERIKADAN GELEN NORMLARA GORE DEGERLENRIRLERSE SONUC HAZIMET OLACAK BENCE SAVASMAK YERINE PSIKOLOKLAR KENDI TOPLUMSAL NORMLARINI KENDI SOSYO EKONOMIK KULTUREL YAPISINA GORE DUZENLERLERSE PSIKIYATRLAR NANEYI YER AMA TAMAMEN SACMA BIR SAYFA ANTI DIYORSANIZ PSIKOTERAPI SURECINE FARKLI BIR BAKIŞ ACISI SUNABILECEK OLMANIZ GEREKIYOR
o hastaya mudahale gerekır dıyen hastaya hastalık nedır dıyorum kısıden kısıye degısen algıdan bahsedıyoruz hastalıkmı hastamı danışanmı kendını saglıklı moduna sokan o kısı hastalıgın tanımını yaparsa sevınırım
psıkoljı ve psıkıyatrının bır bılım olabılecegını dusunemıyorum ama bunun danısan ılsıkısı seklınde saglıklı bır sey olabılecegını dusunuyorum bırı bana bılım oldugunu solerse onun aklına sasasırım psıkolojıde bır bılım deıl bır bırıkımdır cunku ınsan sınırlandırılamaz antropolojık sosyolojık kulturel ve etnolojık ozellıkler ve ustunede cografı ozellıkle cok degısken ve bunları tabı bır cok psıkıyatrda bılmıyordur bılım olamaz kısaca
DEPRESYON ŞİKAYETIM NEDENI ILE PSIKIYATRISE GITMIŞTIM PSIKIYATRIS PARANOYAM OLUP OLMADIGINA BAKCAK ŞÜPHE WARMI SENDE DIYO):YOK DIYEMEDIM HER INSANDA OLAN BIR ŞEY BUMUDUR YANI SONRASINDADA TEŞHISIM NE DEDIM BILGISAYARDAKI HASTALIKLAR ARASINDAN NIHANGISINI SECECEGINI ŞAŞIRDI
E ZAVALLI TABIKI O KADAR HASTALIK ÇIKARMIŞLAR VE DIGER PSIKOLOKTA SENDE SIDDET WARMI DIYE SORDU EGILIMIDE DIYEMIYOR:)YANE ESKIDEN DEDELERIMIZ BILINC ALTI RUYALARINA UHREVI BOYUT EKLEYIP GUZEL ŞELER SOLERLERDI VE O KISI DUZELIRDI YANI SOSYAL HAYAT KENDI PSIKOLOKLARINIDA KENDI INANC VE YAŞAM GERCEKLIGINE GORE OTURTMUSTU EWET BELKI SACMAYDI AMA KENDI DENGESINI KURUYORDU ANKSIYETE DIYE BIR ŞEY CIKMIŞ ŞİMDİ BUNUN BOZUKLUGU YOKTUR O BILINC ALTINA GORE O DUYGUYA GORE O YASANMALIDIR BOZUKLUK YOKTUR VE DUYGU VE O BILINC ALTI DEGISTIMI OLAY COK KISA SUREDE DEGISIR BILINCLI ZIHINLE INSANLARIN COZUM BULMASI ÇOK ZORDUR CIDDEN VE ILACLARIDA DENEYEREK EN UYGUNUNU BULUYOLAR SERATONIN MIKTARINIDA OLCEMIYOLAR STRES ILK KASLARDA ELEKTRO KIMYASAL DEGISIKLIK OLUSTURUR NE YAZIKKI O ALTI YILI O ZAVALLI KITAPLARIN ICINDE BITIRMISSINIZ BIRAZ DOSTO BIRAZ TOLSTOY OKUSANIZ BELKI HAYATIN O KITAPLARIN PSIKIANALIZINDEKI GIBI OLMADIGINI GORURSUNUZ KIRILAN BIR DAL YUZUNDEN BIR AGAC HASTA OLMAZ
PSIKOLOJI DOGADIR HANGI AYNI IKI BITKI TURU AYNIDIRKI ONEMLI OLAN FARKLI OLMALARINA RAGMEN KENDI ICLERINDE MUTLU OLMALARI ONUN ICINDE EZBERE YAKLAŞIMLAR SACMDIR DIN SOSYAL HAYATIN NE KADAR ICINDEDIR BUNA BAKMISMIDIR FRUDE YAŞAMI NE KADAR DUZENLEDIGINE BEYNIN DUZELTEMIYECEGI BIR ŞEY YOKTUR DUZELMIYECEK FIZIKSEL ZIHINSEL BIR HASTALIK YOKTUR FIZIK VE ZIHIN BIRDIR BUNDANDA KORKULARI OLAN BIR INSANIN KARACIGER FONKSIYONUNU TEST ETTIRIN ORDAKI BOZUKLUK SIZI ŞAŞIRTACAK HER DUYGUNUN ETKİ ETTİGİ BİR ORGAN WARDIR IDIOPATIK HASTALIKLAR NE KOMIK DIMI NEDENI YOK DENIYOR BILINMIYOR DENMIYOR VE YAKINDA DUYGULARIN GENLERI BILE DEGISTIRDIGINI OGRENECEKSINIZ PAKET GENLERLE NASIL BOZUK HUCRELER OLUSTUGUNU O ZAMAN MERAK EDIYORUM BU INSANLARA NE DIYECEK PSIKIYATRI BEN BULENT URAN DIYORUM BASKA BIR ŞEY DEMIYORUM O INSAN COK ŞEY KATACAK SAGLIGA PSIKOLOJIYE AMA ONUDA ŞİKAYET ETMIŞLER NEDEN
MRB LAR ONCELIKLE PSIKIYATRI SACMALIGI KU SACMA HASTALIKLAR CIKARIP FRUDENIN KOLELERI DIYORUM ONLARA SOPSYAL YAŞAM ONLARIN DUSUNDUGU GIBI DEIL HALA FRUDENIN PEŞINDEN GIDIYOLARSA YA TOPLUMSAL YAŞAM DEGISMEMISTIR YADA PSIKIYATRISTLER DUYGU DUYGU DUYGU DIYORUM VE BULENT URANIN YOLUNDAN GITMESINI GEREKTIGINI DUSUNUYORUM HERKESIN BEDEN VE ZIHNIN BIR UYUM ICINDE CALIŞTIGINI BILMEMEKLE 6 YIL OKUMAK ARASINDAKI UYUMU KURSUNLAR BENCE UMARIM BIR GUN PSIKIYATRI KALKAR BU DUNYADAN TEK TEMENNIM O VE SADECE PSIKOLOKLAR UMARIM DUYGULARLA ÇALIŞMAYI OGRENIRLER DUYGU CUNKU EGER EMBRIYOLOJIK DONEMI 6 YIL OKUYUP OGRENEMEMISLERSE YAZIK INSANIN ONCE DUYGULARI OLUSUR SONRA DUSUNCE SONRADA SINIR SISTEMI ZAVALLI PSIKIYATRI ESKIDEKI ZIYARETLERIN TOPRAGINI YEMEK SIMDIKI ANTIDEPRESANLARDAN DAHA SAGLIKLI 10 DAKKADA TESHIS KOYUN HANI HER INSAN OZELDI 7 MILYAR INSAN OZELSE NEYE GORE HASTALIK KOYUYORSUNUZ KIMIN DUSUNCE SISTEMINE GORE SIZI FRUDUN KOLELERI OLARAK NITELENDIRIYORUM CIDDEN O KILISE SORULAR BEN PSIKIYATRIS OLSAM GELEN HASTAMA NE DUSUNUYORSUN DEMEM HAYATTA DUYGULARIN NASIL NE HISSEDIYORSUN DERIM SIZ ISE NE DUSUNDUGUNU SORUYORSUNUZ VE BULENT URAN GIBI BIR ADAMIDA ŞİKAYET EDIYORSUNUZ HELAL SIZE CIDDEN HELAL
Bence Psikiyatristlerin elinde çok kıymetli bir nerkotik nitelikte reçete var! Bu durumun psikiyatristler de farkında, onların müdavimi olan hastalar da farkında… insanların psikolojik problemlerini bahane olarak gösterip… Bu nerkotik ticareti görünmez bir şekilde devam ettiriyorlar. Bence işin gözden kaçan boyutu Bu nokta etrafında kitleniyor…
bilenle bilmeyen hiç bir olur mu
devlet hastanesinde psikolog olarak çalışmaktayım. devam etmekte olan tartışmaları üzüntüyle izlemekteyim. amacın ne olduğunu da henüz kavrayabilmiş değilim. tartışmalar bana şu fıkrayı hatırlattı:
pastanın biri hastalanmış doktora gitmiş. doktor bey çok hastayım demiş pasta. hemşire hemen araya girmiş serum getireyim mi doktor bey demiş. doktor da yok getirme çay getir demiş. hemşire şaşırmış. neden demiş. doktorda pastayı yiyeceğim de ondan demiş.
görebildiğim kadarıyla kavga pasta kavgası. kim ne kadar büyük pay alabilirse…ama olan acaba kime oluyor???
Nasıl ki ÇEKO iktisat ve işletme bölümlerinden sonra istihdam için açılmış bir bölümse prd bölümü de böyle birşeydir aslında(Eğitim alanında ciddi bir uzmanlık alanı çalışması olmalıdır bence yüksek lisans şeklinde ama lisans eğitimi ve prd bölümü saçmalığın daniskası.Rehberlikçi arkadaşlar kendilerine hakaret ettiğimi düşünerek yazmasınlar lütfen,kavram yorumudur yaptığım).Ruh sağlığı çalışmalarının özü Psikoloji’dir ve işleyeni Psikologlardır.Şimdiye kadar terapi ve görüşme yapmayı becerebilen kaç Psikiyatrist duydunuz,gördünüz Allah aşkına?Anatomi atlası okuduktan sonra latince kelimelere sarılıp hastalar hakkında konuşunca birikim sahibi olduğunu zanneden topluluk ne görüşme yapabilir ne de terapi.Entellektüel birikimden yoksun,gündemi televizyondan haber izlemek zanneden,ilaç firmalarından nemalanan insanlardan kimse bir hayır beklemesin lütfen.
Ruh Sağlığı/psikolojik Hizmetler alanında çalışan herkes (Psikiyatrist, Psikolog, Psikolojik Danışman, Sosyal Çalışmacı…) hepsinin amacı bir olmak zorundadır. Ancak bazılarının amacı pastadan büyük pay almak değil, bütün pastayı yutmak gibi görünmektedir. Psikiyatriye karşı birlik olmak varken neden Psikiyatristler dışındaki meslek mensupları birbirlerini ötekileştirmekle vakit öldürüyorlar?
Ya kusura bakmayın arkadaşlarda siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz yahu? En basit görünen DEPRESYON belirtileri ile gelen beyin tümörleri vakalarına rastlıyorken bunların tedavisini siz mi yapacaksınız; yok artık birde beyin ameliyatı yapın… Eğer hasta bakmak istiyorsanız çalışın tıp fakültesini kazanın; hala şansınız var…Psikiyatristlere çamur atmayın!!! (hem nöroloji hem de psikiyatri uzmanlığım olduğu halde bir çok hastada tanı koyarken binbir takla atıyorum; bu sizdeki neyin cesaretidir anlamadım!!!)
Ben de görüşlerimi daha önce yazdığım bir taşlamanın linki ile belirteyim..
Dr. Bülent Uran..
http://blog.milliyet.com.tr/Benim_hastami_elleyemezsin/Blog/?BlogNo=235044
Daha geçen gün pankreas ca tanısı alan ve metastazı olan bir hastamın yakınları gelerek hastalarının moralinin iyi olmadığını, psikiyatride muayene olduğunu ve depresyon tanısı konulduğunu, ilaç başlanıldığını ama hastanın memnun kalmadığını söyleyerek benim görüşme yapıp yapamayacağımı sorarak randevu aldılar ve hastayı bana getirdiler. 50 dk.lık görüşmeyi hastamın sadece duygularını, korkularını, sıkıntılarını, endişelerini konuşarak geçirdik. Umudunu korumak, zorluklarla başedebilmede kendinde varolan potansiyeli ortaya çıkarmak hiçbir ilacın sağlayamayacağı birşey. Psikiyatrist sadece ilaç verip yollamadan hastayı dinleyecek bir terapist ile işbirliği yapıyor olsaydı bu iş tesadüf eseri bir yardım almanın ötesine geçip ekip çalışması bilimselliğinde çözümlenmiş olurdu. Gerçi bu tek bir örnek ama inanıyorum ki her şey ilaçla çözümlenmiyor. Yeşim arkadaşımızın da dediği gibi biz bu işi emek vererek, bilgiyle, bilimle yoğrularak öğreniyoruz ve gönül koyarak danışanlarımızla ilgileniyoruz. Neden illa da hakkımız olanın mücadele ederek alınması gerekiyor ki. Ellerini vicdanlarına koysalar zaten gerekenin ne olduğunu bilirler. Yurtdışındaki gelişmelerde yaşanan süreci tekerrür ederek varılmış olan gelişmeleri varılacak yer olarak belirlemenin anlamsızlığını fark edemiyorlar mı? Kaçınılmaz olanı ego tatmini ya da meslek şovenistliği yapmadan sağduyu ile hak yemeden destekleseler bir taraflarından bir şey eksilmeyeceği gibi kendilerine çok şey katacaklarını fark edemiyorlar mı?
Memleketimiz insanlarında ruh sağlığı bozukluklarının daha da arttığı bu zor zamanlarda herşeyin daha iyi olacağı umudu ile herkese iyi çalışmalar… SHU Melis
‘Memleketimiz insanlarında ruh sağlığı bozukluklarının daha da arttığı bu zor zamanlarda’diyerek, aslında antipsikiyatrinin de söylemeye çalıştığı şeylerden birine vurgu yapmış oluyorsunuz, yani ruh sağlığı bozukluklarının sadece biyolojik temelli olmadığı aynı zamanda kültürel ve toplumsal nedenlerle ortyaya çıktığı iddiasına. Bu arada Foucault’ya göre yalnız ruh sağlığı bozuklukları değil, diğer hastalıklar da tarihsel ve toplumsal koşullara göre belirlenmektedir.Hastalıklar özellikle kapitalist toplumda yeniden tanımlanmış, beden üzerinde kurulan disiplinle (hastane, okul ve hapishanelerde) -ki hala devam etmektedir- kapitalist sisteme uygun özneler yaratılmaktadır. Gilles Deleuze’e göre sistem zaten hasta bireylere ihtiyaç duyar. Sermaye piyasasının bu yönde işlemesi de yine bizi alır Karl Marx’a götürür. Tüm bu antipisikiyatrik akımlar ve ve bu akımın önemli düşünürleri de zaten Das Kapital’e referans vermeden kolay kolay sistemlerini oturtamazlar. Son olarak Foucault’nun en sevdiğim cümlesini yazmak istiyorum: “Doktorun görevi siyasaldır.”
Ben sizden biri değilim, bir kardiyoloji uzmanıyım. Ancak bu kararı size yapılan açık bir zulüm ve halk sağlığına açık bir saldırı olarak görüyorum ve tepkinize gönülden destek veriyorum. Aklı başında olan herkesi de, karşısına aldığı insanın suratına bakıp konuşmaktan ve onu dinlemekten aciz, önüne gelene beş tane antidepresan ve antipsikotik ilacı çevirip çevirip yazmayı, bu ilaçlarla duygu ve düşüncelerini uyuşturup küntleştirmeyi ve kapıda bekleyen 50 kişiyi olabilecek en hızlı şekilde bitirmeyi ruh sağlığı profesyoneli olmak sanan bu kafalara karşı çıkmaya çağırıyorum.
Ancak önünüzdeki konuyu değerlendirirken resmin bütününü görmeniz gereğini de hatırlatırım. Arada sizinkiyle bizim gibi tıp dallarının sıkıntıları arasında elbette nüans farkları var ancak karşımızda ne psikoloğun, ne psikiyatristin, ne diğer bir tıp dalının, ne de eczacının tek çalışmasına ve müstakilen var olmasına izin vermeme konusunda büyük bir dayatma var. Kimsenin asla tek başına çalışıp kazanamaması, mutlaka SGK’nın boyunduruğu altına girmesi ve kartları hep büyük yatırımcıları kayıracak şekilde açan tek ve büyük patron olmak için sistem elinden gelen herşeyi yapıyor. SGK sarmalı dışında var olabilen azınlığı hesaba katmazsak, çoğu psikiyatrist SGK’nın boyunduruğu altında yaşayıp özel hastanede bile 27 liradan hasta bakarken, Sağlık Bakanlığı sizi de SGK anlaşmalı özel veya kamu sağlık kuruluşlarında psikiyatristin yükünü hafifletecek bir alt eleman statüsünde çalıştırmak istiyor. Psikiyatri derneği hükümranlık alanını pekiştirmek ve genişletmek üzere SB nezdinde kulis yaparken, Sağlık Bakanlığı da bunu kendi politikalarını pekiştirecek bir fırsat olarak gördü ve uygulamaya soktu. Bence olan bitenin arkasındaki temel neden bu. Mücadelenizde başarılar dilerim. Herkese saygılar..
burda bir tekel yok ki arkadasların bu tepkisini anlamadım …
ama hastaya müdehale için eğitim gerekir bu eğitime sahip olduğuna inana insan zaten birilerine yardım eder kimsede bişey diyemez….
amam malesef bu site bunu savunmuyor sanırım amac muaynehane acmak…. psikologların özerklik cabası ama bunu yapacak bir eğitim almıyorlar….anlamsız ….
Siz nasıl bir eğitim alıyorsunuz diye sormayacağım? Ama Psikologların bu ülkeye ne hizmetler verdiğini herkes biliyor, örneğin 17 Ağustos sonrası katıldığım bir psikiyatri kongresinde psikiyatri uzmanlarının (izan ve vicdan sahibi) Türk psikologlarının nasıl hızlı biçimde örgütlenip bölgeye aktıklarını, kendi bilimsel (Tüm dünyada olduğu gibi Psikoji Bilimi Psikiyatriden daha önce ve hızlı gelişmiş ve hizmet üretmiştir üstelik sadece klinik alanda değil onlarca alanda) yöntemlerle hizmet verdiğini, Gerekli durumlarda bölgedeki psikiyatri uzmanlarına (Muayenehanesinde deri koltuğa oturup ellerini ovuşturarak depremzede beklemeyen gerçek hekimler) yönlendirdiğini ve kendi meslektaşlarının da bu duyarlılığı göstermesi gerektiğini ifade ediyordu.
Deprem bölgesinde gönüllü çalışmış bir psikolog olarak gururlandım.İşin gerçeği 15 yıldır alanda çalışıyorum Sağlık Psikoloji Yüksek lisansı yaptım yani bu hizmeti vermek için 8 yıl eğitim aldım.15 yıl boyunca Sağlık bakanlığının onlarca eğitimine ve onlarca değişik görevlendirmesinde hizmet ettim.Bunları yaparken hiç bir zaman yetersizlik hissetmedim ayrıca çalıştığım hiç bir psikiyatri uzmanıyla yetki, sınır tartışması yaşamadım.Düzeyli, bilimsel ekip ruhu içinde kaliteli bir çalışma dönemimiz oldu iki meslek grubu karşıt olmamalı. Aksine birbirini destekleyerek ve tamamlayarak bu ülkenin gerçekten yoğun olarak hissettiği psikolojik ve psikiyatrik hizmetleri vermeli rantı değil insan hayatını düşünmeli.Yapay tartışmaları bir kenara bırakarak tüm Dünya bu işi nasıl çözmüşse onu yapalım.Birbirimizi küçümseyerek bir yere varamayız.
İnsanın fiziksel psikolojik ve sosyal iyilik halinin saglıklı oluş olduğu tanımından yola çıkarsak psikiyatr arkadaşlar buradaki piskolojik ve sosyal iyilik halinin kendileri tarafından verilen ilaçlarla sağalacağını düşünmüyorlardır uamrım. bu konuda multi disipliner çalışılması için gerekli mücadele bütün meslekler tarafından verilmelidir. Sosyal Çalışmacı Savaş SARIÖZÜM
ben uzman psikolog olarak kamuda calışıyorum yıllardır.henüz bir pskiyatrist gözetiminde karar vermiş, inisiyatif kullanmıs değilim.aksine birlikte kararlar alıp,konsülte ederek çalıştıgım çok oldu. mesleğimi icra ediyorum 16 yıldır.ancak dememkki 16 yıldır bir yalanı yasıyomusum.niteliklerim psikiyatrist gözetimi olmazsa yetersiz hatta tanınmamakta son gelişmelere göre….demekki kamuda çalıştıgımız birimlerin kapatılması ya da basımıza gardiyan olarak birer psikiyatrist verilmesi gerekiyor ki böyle birseyin reel olarak imkanı sözkonusu değil…..ne kadar korkulan ve yetersiz görülen meslek grubu olarak lanse edilmekten yıllardır usandım…..hem yetersiz hem vazgeçilmeyen aranan meslek olmak handikabı içinde yaşam ve meselği yürütmek gerçekten cok zor…ülkemiz meslegimizi tanımlamadıkça, sınırları belirlenmedikçe,sahip çıkmadıkça bu azap devam edecek…neden tüm ülkeler aranan meselk olark “psikolog” meselğini koyuyor,neden istihdam devam ediyor bu alanda??????
hastaların yüzüne bile bakmaktan aciz, çalıştığı ilaç firmasının yüzünü kara çıkarmamayı marifet bilen, zaten zor durumda olan insanlara ilaca bağımlılık acizliğini öğreterek başetme becerisini yok eden Psikiyatr arkadaşlar, bizim gibi meslek gruplarının sizlere ihtiyacı olduğunu düşünmüyoruz ama sizlerin kimyasal yollarla insanlarda oluşturduğunuz derin yaraları kapatmak adına bizlere çok ihtiyacınız olduğunu biliyoruz.. Sosyal Hizmet Uzmanı D.Demet
Ruh sağlığı alanı hiç bir meslek grubunun tekelinde olamaz.
Ruh Sağlığı Konsültasyon Ekibinin bir üyesi de sosyal hizmet uzmanlarıdır. Konsültasyon ekibini oluşturan hiç bir meslek bu alandan dışlanamaz.
Ruh Sağlığı Profesyonellerinden biri olarak ben de bu alanda “Ekip Hizmeti Anlayışının Egemen Olmasını” savunuyorum.
Ruh Sağlığı Profesyonellerinden biri olarak bu alanda “Ekip Hizmeti Anlayışının Egemen Olmasını” savunuyor ve bu anlayış kapsamında psikiyatristlerin ruh sağlığı profesyonellerinden destek almaksızın verdikleri hizmetlerde yetersiz kaldıkları kanaati taşımaktayım. Bu yüzden Psikiyatristlerin Ruh Sağlığı Profesyonelleri ile Ekip Çalışması yapmalarının kanunla zorunlu hale getirilmesi için yasal düzenleme yapılması gerektiğini düşünüyorum. Dünya Sağlık Örgütünün Sağlığın tanımında yer alan bedensel ruhsal ve sosyal tam bir iyilik hali olarak sağlıklı insan tanımıyla mevcut anlayışın ters düştüğünü hatırlatmak isterim.
Bu haksızlığın son bulmasını istiyorum.Danışma merkezlerinin kapatılmasını yanlış ve ortaçağ düşüncesi olarak görüyorum…
avrupa birliği uyum yasaları çerçevesinde çok yakında ruh sağlığı dosyası açılacak. yaygara asıl o zaman kopacaka. bunu bilen psikiyatri derneği kamuoyu yaratmaya çalışıyor. asıl mesele budur. saygılar. psk. yaşar ayva
bize kim destek verecek peki?
psikoterapi yapıyoruz ve yapmaya da devam edeceğiz. psikoterapistliği alnımızın teriyle, aklımızla, zamanımızla, sabrımızla öğrendik. bize bu yetkiyi doktorlar vermedi, veremez de.
psikologlar derneği şu yardımcı sağlık elemeanı konusunda dava açmalı. türkiyede kaybedersek insan hakları mahkemelerine gideriz.
ben kimsenin yardımcı elemanı değilim. hiç öyle hissetmiyorum. dernek psikologları biraz örgütlemeli. meslektaşlarımız biraz meslek onuruna sahip çıkmalı. hiçbir şey kader değil biz istemediğimiz sürece.
psikiyatri derneği son derece statükocu bir zihniyet ve direk olarak psikologları hedef göstermişler. çok açık bir iktidar ve rant kaygısı taşıyor. hastalar bahane amaç bağcıyı dövmek olmuş.
vardık, varız, varolacağız… bazıları istemese de tüm geniş zamanlarda ve alanlarda…
yaptığımız işi zorla tıp alanı içine sokup sonra da bunu bensiz yapamazsın diyenlere katılmıyorum. çünkü gerçek bu değil.
ne insanları kandırmak, ne onları sömürmek gibi bir hedefimiz yok. ama ben niyetin “hastaları korumak” olduğuna inanmıyorum. ben niyetin psikiraytrinin elindeki gücü bırakmak istememesi olarak algılıyorum. Geçmişi inceleyenler kolaylıkla görecektir ki psikiyatri tıp alanındaki yerini sonradan (1950′ensonra farmakoterapinin gelişiminden sonra) kazanmıştır. türkiye’de de benzer bir şekilde asabiyeden ayrılması zor olmuş ve kendi tanımını belirtmek zorunda kalmıştır.
bu ülkede bir kadının adı yok, birde psikiyatri dışında ruh sağlığıyla ilgilenen diğer ruh sağlığı profeyonellerinin
Psikolojik Danışma Merkezleri kapatılacak ise okullarda, Rehberlik Arşatırma Merkezlerinde ve Dershanelerde görev yapan Psikolojik Danışmanların da görevlerine son vermeli. Devlet bu kurumlarda Psikaytr olmadan danışma yapan Psikolog ve Psikolojik Danışmanlarla beraber suç işliyor.
ben yakın zamanda master yaptıgım okulda psikiyatrist hocalarımızın bizlere ne kadar deger verdigini görmüş biriyim.eski anlayışın ve önyargının tüm psikiyatrist camiasında olmadıgını ifde etmek istedim.tabiiki önyargılı ve alanın bütün kaymagını biz yiyecegiz bizden arta kalanlarla yetiniceksiniz diyenler içlerinde yokmudur vardır elbet.ancak hukuksal mücadele önyargılı kimselerin zihniyetlerindeki hataları baltalayarak,gelişmesini ve yayılmasını engelleyebilecek tek çaredir.psikiyatri bölümünü kazanan tabiplerin derslerinde psikolog/psikolojik danışman/sosyal hizmet uzmanı arkadaşların farklı alanlarda uzman meslekler oldugunun anlatılmasının, benimsettirilmesinin, önyargının kökten gelişmesini engelleyebilecegini düşünüyorum.
Başarılar….